İskandil Burnu  Batığına dalış


Iskandil Burnu’na doğru yol almaya başladık. Hedefimiz MS. 4yy-6yy arası Doğu Akdeniz tarzı amforalar taşıyan bir batığın yerini belirlemekti. Akıntılı ve dalgalı bir burunda olduğu bilinen batığın, geminin demirlemesine yardımcı olması için şamandıra ile yerini işaretleyecektik. 

Su güzel, görüş olağanüstüydü. 20 metrelerde arayarak ilerledik.  30 metrelere kadar alçalarak aramaya devam ettik.

Batık ararken özellikle antik batıkları başkanımız Tufan'ın her zaman soranlara şakayla karışık cevap verdiği gibi, “Aşağıda gemisinin dümeninde duran bir kaptanın iskeleti yok”.  Yüzlerce, binlerce yılın ve tuzun yaratlığı tahribattan kurtulabilmiş ve etrafta saçılmış amforalardan anlıyoruz batıkların yerlerini. Detaylı bilgiler ise çok sonra, batıklar üzerinde yapılan arkeolojik kazılardan sonra elde ediliyor.

Ali ve Tufan, Harun ile beni sandalla aranacak yere bıraktılar. Dalışa başladık. Bir kaç dakikada batığı bulmayı tahmin etmemize rağmen on dakika kadar gittikten sonra Harun geriye dönmemiz gerektiğıne karar verdi. Kolay olmadığının farkındaydık, ama artık neredeyse yukarı yükselmek zorundaydık ve hala bulamamıştık. Yükselip geriye dönerken 12-13 metre derinlikte ilk kırık amforayı farkettik.

Çok heyecanlandım. Benim için hala çok yeniydi batık aramak ve görünce  tanımakta zorluk çekiyordum.Fakat bunu kaçırmak imkansızdı.

Hemen dibinden alçalarak bize verilen metrelere indik ve amfora yığınını bulduk. Birazdan diğer ekip inecek, ölçecek ve görüntüleyecekti.

İskandil Burnu batığı yüzlerce yıllık uykusundan uyandırılmak için kazı sırasını bekleyecekti.

Sabahın erken saatinde insana heyecan veren bir dalıştı.  -Merve