Hellenistik Batığı
Serçe
Limanı Hellenistik Batığı 1979 yılından beri tanıdığımız,
beraber olduğumuz bir batık. Serçe Limanı’na sığınmaya
çalışıp başarılı olamamış bir kaptan ve
mürettebatının öyküsünü taşıyor. Muhtemelen güneydoğudan
esen Lodos rüzgarının kovaladığı gemi limanın ağzına
kadar kaçabilmiş ama son anda yakalanmış deniz tanrılarının
gazabına.
Gemi
mürettebatının kurtulduğunu tahmin ediyorum. Keza
3300 Uluburun batığı da dahil olmak üzere şimdiye kadar kazısını
yapmış olduğumuz hiç bir gemide insan kalıntısına
rastlamadık. Bilhassa bu geminin Serçe’de batmış olması
bu ihtimali güçlendiriyor.
Gemi
35 metre derinlikte. Bu noktada su
diğer dalış yörelerine göre daha bulanık. 1979 yılında
Serçe Limanı Cam Batığı’nın kazısı
tamamlanırken M.Ö. 3. yüzyılın ilk yarısına ait olan
bu geminin kazısına karar verdik. Kazı
evinin ve çalışma ortamının hazır olması ve dolayısıyla
işi kolaylaştıracağı gerçeği kararımızda
yardımcı oldu.
Batık üzerinde çalışmaya
başladığımızda dikkatimizden kaçan bir üzücü bir
gerçek ortaya çıktı: Geminin kalıntılarının üzerinde
battıktan sonra yandaki kayalardan düşen kocaman bir kaya duruyordu!
Yani bu geminin kazısını gerçekleştirebilmek için ya köstebekler
gibi kayanın altına tüneller açacaktık, ki bu da oldukça
tehlikeli bir yöntem idi, ya da bu tonlarca ağırlığındaki
kayayı kaldıracaktık. Biz haliyle ikinci seçimi tercih ettik.
Fakat hedefimize ulaşamadık; tüm uğraşlarımıza rağmen
kaya gemiyi sahiplenmekte ısrar etti ve sonunda tabiatın gücünü
kabullenerek çevrenin kazısıyla yetindik.
Bu
kadar zaman harcadığımız, beraberliğimizin olduğu
bu gemiye her gelişimiz bu sebepten bende eski bir dosta tekrar kavuşma
hissini uyandırıyor. Biliyor musunuz, sanki iki kolunu açıp batığı
sahiplenmiş olan koca kayaya da kızmıyorum eskisi gibi. Sanki
birbirlerine yakışıyorlar gibi.
Batığa
dalışı yapıp görüntülemeyi tamamlayıp eski arşivimizle
karşılaştırdığımızda her hangi bir değişme,
başka bir deyişle istenmeyen dalgıçlar tarafından
‘kurcalanma’ gözlemedim. Diyorum, bu batığa buradan her geçişte
üzerine muhakkak indiğimden artık her köşesini ezbere biliyorum.
Batığın ortasındaki 1979’dan kalan haritalama karelerini gördüğümde
gözümde 1979-80 yılları arasında batığın kazısını
yapan araştırmacılar geliyor.
‘Anadolu’nun Sualtı Hazineleri’ Projesi planladığım gibi gerçekleşir ve periyodik olarak denizlerimizdeki tüm batıkları Serçe Limanı Hellenistik Batığı gibi kontrol altında tutabilirsek, müthiş bir görevi yerine getirmiş olarak addedeceğim kendimi. Bu hedef doğrultusunda yaptığımız dalışları yerine getirerek veda ettim bu eski dosta ve koruyucu meleği koca kayaya.