Cam Batığı


İncirli Burun Cam Batığı – Şimdiye kadar ziyaret ettiğimiz batıkların arasında en güzel yüzey konumuna sahip olan bu batık. Marmaris’in güney batısında  Çiftlik yakınındaki bu batık dik bir dağın dibindeki burunda. Burnun resmi adı olmamasına rağmen kayaların içine bin bir güçlükle tutunmuş cılız fakat inatçı bir incirden dolayı buraya biz ‘İncirli Burun’ adını verdik. 

Cam Batığı bu burnun yakınında ve sahilden oldukça açıkta. Haliyle bulması çok güç olan bir konumda. Deniz dibi temiz ve görüş mesafesi yöreye tipik yüksek; belki 25 metreye kadar suyun altında seçebiliyorsunuz. 

Batığa indikçe ilk beliren iki erişte sahası oluyor. Biraz daha yaklaştıkça iki erişte sahasının tam ortasında koyu yeşil-siyah arası keskin köşeli taş parçalarına benzeyen nesneler dikkatinizi çekiyor. Ve biraz daha yaklaşınca bu taş parçalarının içinden cılız bir şekilde yansımaya başlayan ışık hüzmeleri insanı şaşırtıyor. Ancak yığının üstüne inince cam külçeleri farkediyorsunuz. 

Elime aldığımda külçelerin 1977-79 yılları arasında kazısını yaptığımız Serçe Limanı Gemisi’nin ana yükü olan camlara çok benzediğini gözlüyorum. Bu batık Serçe Batığı gibi tamamen kumun içinde batmamış; kayaların arasındaki kum boşluklarının içine dağılmış. Dolayısıyla geminin ahşap gövdesinden ne kadarı korunmuştur diye merak ediyorum. Biliyorsunuz, tarihi gemiler battıktan kısa bir zaman sonra kumla örtülüyorlar ve bu örtü onların yıllar, hatta yüzyıllarca korunmasını sağlıyor. Ama kaya üstüne düşen gemilerin akibeti daha hazin oluyor. Kumla örtülmeyen bu kalıntılar deniz ortamının tesiriyle dağılıp kaybolabiliyorlar. 

Yaptığımız inceleme sonunda kısmen de olsa, bu geminin ahşap kısımlarının korunabilmiş olacağı izlenimini veriyor bize. Kayıda geçtiğimiz cam eser örnekleri belki de bu batığın ahşabından hiç bir şey kalmasa bile incelemeye değer olacağı izlenimini veriyor bize. 23 Temmuz tarihinde Bodrum Müzesi’nde teşhire açılacak olan 3300 yıllık Uluburun Batığı da böyle kayalar üzerine düşmüş ve ahşabından ancak çok küçük bir bölümünün korunmuş olduğu bir batıktı. Buna rağmen 11 yılımızı vererek onun kazısını gerçekleştirdik. Bu cam batığı da aynı şekilde kazılabilir. 

Geminin ana yükü olan külçeler 25 metre derinlikte olmasına rağmen batığın kalıntılarının 38 metreye kadar indiğini gözledik. Derinlerdeki inceleme ve görüntülemelerimiz sırasında geminin çapasını da tespit ettik. Çapanın durma şekli geminin son anda çapayı atarak kaptanın sahile çarpmaktan kurtulma çabası içinde olduğunu gösteriyor. Ne yazık ki bu son gayreti faydalı olamamış. 

Bir güzel gece geçirdik İncirli Burun arkasında. Rüya gibi bir yer. O büyüleyici cam göbeği mavinin içinde yüzmek de ayrı bir zevk. Kazısı yapılırsa şimdiye kadar kazı yaptığımız yerlere oranla en çekici, en büyüleyici olanı. Bu güzel hislerle ayrıldık İncirli Burun’dan.