Yarın
22
Temmuz 2000 günü denizden döndük. 4 yıl sürecek projenin ilk 20 günü
sona erdi. Bu kısa sürede 4 antik liman ve 10 batık gemi kalıntısı üzerinde
görüntüleme ve tespit çalışmaları gerçekleştirdik. Tabi bu kısa süre
içinde bu 14 noktada tam istediğimiz detaylı çalışmaları gerçekleştiremedik
ama bir ön çalışma olarak beklediğimizden de zengin bir veri tabanı elde
ettik.
Bundan
sonra ne olacak?
Çalışma
esnasında tüm dikkatimizi görüntü ve bilgileri toplamaya çevirdik. Önümde
şu anda bir yığın yazılı notlar, video bantlar, bilgisayar verileri, kısaca
işlenmesi gereken ön bilgiler var. Bunları en kısa zamanda derleyerek işlemeye
başlayacağız. Videolar kurgulanacak, görüntüler seçilecek, ölçüler
bilgisayarlara aktarılacak. Veri tabanından sorumlu üyemiz arkeolog ve
bilgisayar uzmanı Berta veri tabanını bir araya getirmeye başladı bile. Şimdiden
çok güzel görünüyor.
Gelişmeler oldukça sizleri haberdar
edeceğim. Veri tabanının bile büyük bölümü buradan size aktarılacak.
Elbette yasak dalış bölgelerinde olmalarına rağmen batıkların kesin
yerlerini sizlere aktaramayacağım. Batık yöreleriyle ilgili bazı bilgiler
de yanıltıcı olabilir, bağışlayın. Ama konum dışındaki bilgileri en doğru
şekliyle sizler ile paylaşacağım.
Çalışmalar hem arşivleme açısından
hem de televizyon programı hazırlamak için video şeklinde görüntülendi.
Bunların sonuçlarını yurt dışında Discovery ve Türkiye’de de NTV’den
izleyebileceksiniz.
Sitede yayınlarımız her gün olmasa
bile yeni bilgilere ulaştıkça, sizinle paylaşmak istediğim değerler oluştukça
devam edecek; bu gelişmeleri sizlere aktaracağım. Videoların ve screen-saverlerın
çok ilgi gördüğünü farkettim; daha güzelleri, daha mükemmellerini sunacağım
buradan. Ayrıca zaman zaman geçmişe döneceğiz. Onbir yılımı verdiğim dünyanın
en eski gemisi olan Uluburun batığından, Serçe Limanından anılar anlatacağım
sizlere.
Göz açıp kapayıncaya kadar ikinci
seferimize çıkacağız. Bu
muhtemelen Ekim’den sonra olacak. Şu anda tatilin keyfini çıkaran,
bilgisayarlarından, televizyonlarından uzak olan sualtı severlerin evlerine dönmelerini
bekleyeceğim. Kasım, Aralık ayı projenin devamı için soğuk değil mi
diyeceksiniz. Kasım ortalarında sert bir Lodos fırtınası atlatacağız ama
onun dışında çalışmamızı engelleyecek bir sorun olmayacak bizim için.
Çok daha fazla sualtı severin çalışmaları izleyebileceğini bilmek bana
ve ekibime güç verecektir.
Neler yapacağız?
İlk seferden tamamlanmamış bilgileri
sağlamaya çalışacağız. Üç boyutlu plan/modeler için detaylı görüntülemeye
geçeceğiz. Şimdiye kadar 30 metrenin altında çalıştık. Üç yıldır
tasarlamakta olduğum özel ROV un (sualtı robotu) önümüzdeki günlerde
tamamlanmasından sonra artık dalış sınırı tanımadan 150 metreye kadar
olan derinliklerde incelemelerde bulunacağız. Bunların büyük bir kısmını,
GSM hatları müsaade ettiği sürece, canlı olarak sizinle paylaşacağım.
102 metre derinlikte bir bronz at heykelinin olduğu belirtilen bir batıktan görüntüleri
hep beraber izleyeceğiz. Ve çok, ama çok daha fazla sualtı heyecanını yaşayacağız
birlikte…
Vaktiniz
olduğunda lütfen bana yazın. Sizden aldığım
mesajlar bana ve ekibime inanamayacağınız kadar güç veriyor. Bir
‘merhaba’nız bile bizim için çok kıymetli. Lütfen unutmayın.
Ve bizi denizlerin o gizemli mavisinde yalnız bırakmayın.
Tufan Turanlı