31 - 08 - 2001. SOA
PANORAMA: Millawanda anchored
Bu
gün yine Roma Batığı'nın üstündeyiz. Sabah, her gün olduğu
gibi, ilk işimiz araştırma gemimizin hassas bir şekilde batığın
üzerine demirlenmesiydi. Bence denizciler açısından yüzyılın
en önemli icadı olan GPS sayesinde kısa zamanda teknemizin çapasını
çok hassas bir şekilde batığın 10 metre yanına
indirdik. GPS'ı ben kullanırken Kültür Bakanlığı
temsilcisi Gökhan Bozkurtlar'da çapanın idaresini yüklendi.
Doğrusunu
isterseniz, uzun süre bu batık üzerinde çalışacağız
gibime geliyor. Batığın derinliği ve dolayısıyla
dalışların süresinin kısalığı önemli bir
etken. Fakat batık üzerindeki çalışmalarımızın
uzamasının en önemli sebebi bu batığın her geçen gün
şaşırtıcı bilgileri önümüze atması.
İlk dalış
yine çevrenin temizliğine, ortalıktaki yosunların toplanmasına,
ve üç boyutlu ölçümler için gerekli işaretleme aletlerinin yerleşmesine
gitti. Fotogrametrik aletlerimi kayıt için suyun altına indirdiğimde,
derinlik ve günlerin kısalığından oldukça karanlıktı.
Görüntülemeyi biraz zorlukla ve ancak sualtı ışıkların
yardımıyla gerçekleştirebildim. Proje bitip Bodrum'a döndükten
sonra bu görüntüleme çalışması sonucu ortaya çıkacak
olan üç boyutlu modellerin bu batığı sizlere anlatmamda çok
yardımcı olacağına inanıyorum
Benimle beraber dalan
diğer iki dalgıç, Berta ve Bridget, dikkatlerini mermer tamburların
ölçümüne ayırdılar. Sonuçlar ilginçti: Her tambur çap olarak
birbirlerinden biraz farklıydılar. Bu tamburlar muhtemelen yukarıdan
aşağıya doğru genişleyen dorik tip bir sütun oluşturmak
için taşınmaktaydı. Tamburların en büyüğü 200 sm.,
en küçüğü de 150 sm civarında çıktı. Bunların
hepsi biraraya getirilip üstüste dizildiği takdirde 9 metre yüksekliğinde
bir dorik sütun meydana getirecekti.
Bu
8 tambur grubunun üzerinde bulduğumuz 2 mermer parçanın, ve geminin
pruvası olarak tahmin ettiğimiz yerdeki diğer dikdörtgen
mermerlerin kesinlikle sütun yapımı için tasarlanmış ve üretilmiş
olan bu tamburlara ilişkisini şimdilik açıklayamıyoruz.
Bu gün başka keşifleri
de beraberinde getirdi: sütun başlığının ve en büyük
tamburların olduğu tarafta bulmaya başladığımız
dört adet Lamboglia 2 tipi sağlam amforalar, bir adet 10 sm. çapındaki
küçük siyah sırlı kap, iki adet sürahi, bir tabak, muhtemelen
metal bir kabın işlemeli sapı, bir yağ kandili bu gün
tespit edilen malzemeler arasında. İşin ilginç yanı, bütün
bu malzemeler yüzeyde, sadece yosun ve ot tabakaları bu malzemeleri
saklamaya çalışıyor. Tahminimiz, bulduklarımız kaptanın
ve gemi mürettebatının günlük kullanım eşyaları.
Etrafta daha bir çok kırık ve sağlam genellikle seramik malzeme
var. Bunları ve çevredeki diğer ilginç malzemeleri yarın
inceleyeceğiz.
Dalışlar
arasında iki saat gibi kısa bir ara vermemizden ve batığın
derinde olmasından, günün ikinci dalışını geminin
biraz yukarısında, dolayısıyla daha sığda olan ve
bir kaç gün evvel tespit ettiğimiz Bizans Batığı'nın
üstüne yapmaya karar verdim. Böylece hem kısa ikinci dalışı,
hem de uzun dekompresyon sürelerini ortadan kaldırdık. Ayrıca,
bu günkü incelemelerimizden gördüğümüz kadarıyla bu Bizans Batığı'da
bize önemli bilgiler sunacak. Bu günün dalışlarını
temizlik
ve
batığı tanımakla geçirdik. Zannediyorum yarın bu batı
üzerinde daha detaylı bilgiler elde edeceğiz ve size aktaracağız.